MASALLAR VARDI SEVGİ DOLU
‘’Bir varmış bir yokmuş. Develer tellal, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken…’’ diye başlayan masallar vardı çocukluğumuzda. Ve ‘’ Gökten üç elma düştü. Biri masal kahramanımızın başına, biri bu masalı anlatanın başına, biri de masalı dinleyen tatlı çocuğaaaa ‘’ diye her seferinde ‘’mutlu son’’ ile biterdi.
Benim çocukluğum boyunca dinlediğim tüm masallarda biraz eziyet çekseler de, zorluklarla savaşsalar da, eninde sonunda kazanan hep iyiler olurdu.
Babamın bana anlattığı ‘’ Aman ve Coman ‘’ masalı vardı mesela. Birlikte yola çıkan iki arkadaşın hikâyesi. Biri diğerini yarı yolda bırakır ve her türlü kötülüğü de yapar. Yolda çaresizce kaderine terk edilen arkadaş, hayatı boyunca hep iyi insan olmanın karşılığını alır, iyilik perileri o’na can yoldaşı olur. Onların şifalı otları ile iyileşir, büyük hazineler bulur ve çok zengin, güçlü, sağlıklı bir insan olur. Hayatı boyunca sahip olduğu her şeyi diğer insanların sağlığı ve refahı için harcar. Kötü arkadaş ise elindekileri çabucak tüketir, çevresinde kimse kalmaz, yaptıklarından pişman olur ve af diler. İyi arkadaş o kadar iyidir ki, kötü arkadaşı affeder ve gökten üç elma düşer…
İşte bizler belki de bu masallarla büyüdüğümüz için insanlara fazla inandık, fazla güvendik ve fazla sevdik. İşin kötüsü herkesi de kendimiz gibi bildik.
Acı çektik, kullanıldık, tekrar kullanıldık, tekrar acı çektik. Ama bir türlü iflah olmadık. Her seferinde kendimize sözler verdik.
‘’Bir daha insanlara bu kadar güvenmeyeceğim ‘’ dedik.
Yine güvendik.
Çünkü biz başka türlü bir şey öğrenmedik.
‘’Bir daha insanlara bu kadar güvenmeyeceğim ‘’ dedik.
Yine güvendik.
Çünkü biz başka türlü bir şey öğrenmedik.
Her şeye rağmen çocuklarımızı aynı masallarla büyütmeye çalıştık. Onların da acı çekeceğini düşünüp üzülerek. Ama başka türlüsü de elimizden gelmeyerek.
Ben şimdi diyorum ki, artık başka masallar yazalım.
Yine ‘’ Bir varmış bir yokmuş’’ la başlayan ‘’gökten üç elma düşmüş’’le biten. Ama bu sefer masallardaki iyi insanların, kötü insanları affetmediği. İyilik yapmaya devam ederken, tüm canlıları severken, arada bu sevgiyi hak etmeyenlerin de çıkabileceğini öğreten. Ve hak etmeyenlere hak etmediği değeri ve sevgiyi verdiğinizde heba edeceğiniz zamanı engelleyen.
Bizler bu saatten sonra tüm kırılmışlıklarımıza rağmen yine sevmeye, affetmeye ve acı çekmeye devam edeceğiz muhtemelen.
Ama o gün gelsin ve devran dönsün artık. Kötüler hak ettikleri gibi yaşasın.
Biz yine masallarla büyüyelim, çocuklarımızı büyütelim. Sadece mutlu sona giden yolu değiştirelim…
Gökten üç elma düşsün. Biri tüm iyi insanlara, biri iyilik için savaşanlara, biri de kıymet verip bu yazıyı okuyan siz sevgili arkadaşlarıma…

